Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, hayat pahalılığı ödeneğinin 9 ay süreyle durdurulmasını öngören Yasa Gücünde Kararnameye sert tepki gösterdi. Erhürman, söz konusu adımın hem yöntem hem de içerik açısından kamuoyunda ciddi bir güven sorunu yarattığını ifade etti.
Erhürman, hükümetin Meclis’ten geçiremediği bir düzenlemeyi kararname yoluyla yürürlüğe koymasının, demokratik süreçlerin zayıflatılması anlamına geldiğini savundu. Sürecin şeffaf yürütülmediğini belirten Erhürman, bunun toplumda güvensizlik yarattığını dile getirdi.
Özellikle hükümetin daha önce hem sendikalara hem de kamuoyuna “müzakere edileceği” yönünde verdiği mesajlara dikkat çeken Erhürman, bu söylemlerle atılan adımların birbiriyle örtüşmediğini vurguladı. Görüşmelerin ardından tasarıların geri çekildiği yönünde oluşan beklentiye rağmen, aynı düzenlemenin kısa süre içinde kararname ile hayata geçirilmesinin tepki çektiğini ifade etti.
Söz konusu gelişmelerin ardından sendikaların öncülüğünde geniş katılımlı eylemler düzenlenmiş, genel grev ilan edilmiş ve binlerce kişi Meclis önünde toplanmıştı. Polis müdahalesi de kamuoyunda tartışmalara yol açmıştı.
Erhürman, devlet yönetiminde güvenin temel unsur olduğuna işaret ederek, alınan kararların sadece hukuki değil, aynı zamanda toplumsal meşruiyet açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle ekonomik zorlukların yaşandığı bir dönemde, toplumla açık ve tutarlı bir iletişim kurulmasının önemine dikkat çekti.
Başbakan Ünal Üstel ise yaptığı açıklamada, kararın anayasal yetkiler çerçevesinde alındığını savunarak eleştirilere karşı çıktı. Üstel, hükümetin kamu maliyesini koruma sorumluluğu doğrultusunda hareket ettiğini ve kararın yasal olduğunu ifade etti.
Ancak yaşanan süreç, hükümet ile Cumhurbaşkanlığı arasında yöntem ve yaklaşım farklılıklarını yeniden gündeme taşıdı. Tartışmaların merkezinde ise kararın alınış biçimi ve kamuoyuna verilen mesajlar yer aldı.

