1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. ACILI AİLELER DEVLETİ ARAMAK ZORUNDA BIRAKILMAMALI Köşe Yazısı- Ece Balcı

ACILI AİLELER DEVLETİ ARAMAK ZORUNDA BIRAKILMAMALI Köşe Yazısı- Ece Balcı

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ACILI AİLELER DEVLETİ ARAMAK ZORUNDA BIRAKILMAMALI

Bir gemi battı.

Ama yalnızca bir gemi batmadı.

O gemide hayatını kaybeden insanların ardından geride kalan ailelerin hayatları da bir anda değişti.

Bir anne çocuğunu kaybetti.
Bir çocuk babasından haber bekliyor.
Bir kadın eşinin akıbetini öğrenmeye çalışıyor.
Bir evin düzenli geliri bir anda ortadan kalkmış olabilir.

Ve hayat, bütün bu acının ortasında devam ediyor.

Kira devam ediyor.
Elektrik faturası geliyor.
Çocuk okula gitmek zorunda.
İlaç alınması gerekiyor.
Sofraya yemek konulması gerekiyor.

İşte tam da burada devletin sorumluluğu başlıyor.

Ben 4 Eylül’de hükümete çok basit ama çok önemli sorular sordum: Bu ailelerin ihtiyaç haritası çıkarıldı mı? Kaç çocuğun ebeveyni hayatını kaybetti veya hâlâ kayıp? Eşini kaybeden ya da eşinden haber alamayan kadınlarla Sosyal Hizmetler Dairesi temas kurdu mu? Geçici gelir desteği, sosyal yardım veya destek maaşı konusunda ne yapılıyor?

Bu soruların hâlâ açık ve net cevaplarını duymak istiyoruz.

BİR KADININ HAYATI BİR GÜNDE DEĞİŞEBİLİR

Bir kadın eşini kaybettiğinde yalnızca eşini kaybetmez.

Eğer evin ekonomik yükünü büyük ölçüde eşi taşıyorsa, gelirini de kaybedebilir.

Çocuklarının bakımını, eğitimini, kirasını, faturalarını düşünmek zorunda kalabilir.

Üstelik bütün bunları yas tutarken yapmak zorunda kalabilir.

Devletin görevi böyle bir kadına:

“Git, başvurunu yap. Evraklarını getir. Sıranı bekle.”

demek değildir.

Devletin görevi o kadının kapısını çalmaktır.

Çünkü sosyal devlet, vatandaş yardım istediğinde ortaya çıkan devlet değildir.

Vatandaş daha yardım istemeye fırsat bulamadan onun yanında olan devlettir.

ŞİMDİ BİR DE TAZMİNAT SORUSU VAR

Bir başka önemli konu ise tazminat.

Kamuoyunun bilmesi gereken çok temel bir soru var:

Bu insanların ve ailelerinin maddi ve manevi zararları nasıl karşılanacak?

Gemiyle ilgili soruşturma kapsamında P&I sigortasının geçerli olduğu yönünde mahkeme aktarımı kamuoyuna yansıdı.

O halde artık şu soruların da açıklığa kavuşması gerekiyor:

Sigortanın teminatı nedir?

Yolcular açısından kişi başına hangi teminat uygulanacaktır?

Hayatını kaybedenlerin aileleri hangi prosedürle tazminat alacaktır?

Kayıp kişilerin aileleri açısından süreç nasıl işletilecektir?

Yaralananların tedavi ve diğer maddi zararları nasıl karşılanacaktır?

Ve en önemlisi:

Aileler bu süreci öğrenmek için kapı kapı dolaşmak zorunda mı kalacak?

Ben bunun böyle olmaması gerektiğine inanıyorum.

SORUŞTURMA KADAR AİLELERİN HAYATI DA ÖNEMLİ

Elbette kazanın nasıl meydana geldiği bütün yönleriyle araştırılmalıdır.

Geminin belgeleri, denetimleri, sertifikaları, bakım kayıtları, tahliye prosedürleri ve sorumluluk zinciri ortaya çıkarılmalıdır.

Zaten kamuoyuna yansıyan soruşturma bilgilerinde bazı sertifikalarla ilgili incelemelerin sürdüğü, P&I sigortasının geçerli olduğu ve gemiye ilişkin çeşitli teknik belgelerin araştırıldığı belirtiliyor.

Bunların tamamı önemlidir.

Ancak bir başka gerçek daha var:

Soruşturma aylar sürebilir.

Ailelerin hayatı ise bugün devam ediyor.

Çocuk bugün okula gidiyor.

Kira bugün ödeniyor.

Fatura bugün geliyor.

İlaç bugün gerekiyor.

Bu nedenle soruşturmanın sonucunu bekleyerek aileleri yalnız bırakamayız.

DEVLETİN BUGÜN YAPMASI GEREKENLER VAR

Ben hükümetten artık somut bir yol haritası istiyorum.

Bir:Faciadan etkilenen bütün ailelerin ihtiyaç haritası çıkarılmalıdır.

İki:Eşini kaybeden veya eşinden hâlâ haber alamayan kadınlarla doğrudan temas kurulmalıdır.

Üç:Çocukların eğitim, sağlık, bakım ve psikolojik destek ihtiyaçları belirlenmelidir.

Dört:Kayıp kişilerle ilgili hukuki belirsizlik nedeniyle ailelerin sosyal destekten mahrum kalmasının önüne geçilmelidir.

Beş:Sigorta ve tazminat süreci konusunda ailelere ücretsiz hukuki ve idari rehberlik sağlanmalıdır.

Altı:Hangi aileye hangi desteğin verildiği ve bundan sonra hangi desteğin verileceği şeffaf biçimde açıklanmalıdır.

Bunlar lütuf değildir.

Bunlar acılı ailelerin en temel haklarıdır.

BİZ UNUTMAYACAĞIZ

Bir süre sonra haberlerin başlıkları değişecek.

Başka gündemler gelecek.

Başka siyasi tartışmalar başlayacak.

Ama o ailelerin hayatında 30 Ağustos 2026’nın bıraktığı boşluk kalacak.

Bizim görevimiz, gündem değiştiğinde o aileleri unutmamaktır.

Benim mücadelem yalnızca bugün için değil.

Bu ülkede bir kadın eşini kaybettiğinde ekonomik olarak da yalnız kalmaması için.

Bir çocuk annesini veya babasını kaybettiğinde geleceğinin de elinden alınmaması için.

Bir aile devletin kapısında beklemek zorunda kalmaması için.

Ve en önemlisi;

Bir daha böyle bir facia yaşandığında aynı soruları tekrar sormamak için.

Çünkü adalet yalnızca sorumluların hesap vermesi değildir.

Adalet, mağdurun da korunmasıdır.

Ve sosyal devlet yalnızca yardım dağıtan devlet değildir.

İnsanın en çaresiz anında onun yanında duran devlettir.

Benim çağrım çok açık:

Acılı aileler devleti aramak zorunda bırakılmamalıdır.

Devlet, ailelerin kapısını kendisi çalmalıdır.

ACILI AİLELER DEVLETİ ARAMAK ZORUNDA BIRAKILMAMALI Köşe Yazısı- Ece Balcı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Memleket Kıbrıs ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

memAI ile Sohbet Et

memAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir