Avrupa Birliği, dijital ortamda artan siber zorbalık vakalarına karşı kapsamlı bir eylem planı hazırladı. Yeni planın temel amacı, özellikle gençleri çevrimiçi saldırılardan korumak ve bu alandaki riskleri azaltmak.
Verilere göre Avrupa’da her altı gençten biri siber zorbalığa maruz kalırken, her sekiz kişiden biri de bu tür davranışlara dahil olduğunu kabul ediyor. Bu durum, sorunun yaygınlığını ve acil müdahale gerekliliğini ortaya koyuyor.
Avrupa Komisyonu, Safer Internet Day kapsamında duyurduğu planla, 29 yaş altındaki bireyleri öncelikli hedef grup olarak belirledi. Engelli bireyler, LGBTIQ+ topluluğu, göçmenler ve azınlık grupları da özel koruma kapsamına alındı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), siber zorbalığın giderek büyüyen bir tehdit olduğuna dikkat çekerek, dijital ortamdaki zorbalığın gençlerin yaşam kalitesi üzerinde derin etkiler bırakabileceğini vurguluyor. Uyku bozuklukları, stres, kaygı, depresyon ve fiziksel şikayetler bu etkiler arasında yer alıyor.
Siber zorbalık; mesajlar, sosyal medya paylaşımları veya manipüle edilmiş içerikler yoluyla gerçekleşebiliyor. Yapay zekâ teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte, özellikle kadınları hedef alan sahte (deepfake) içeriklerin de bu sorunu daha karmaşık hale getirdiği belirtiliyor.
AB’nin hazırladığı plan kapsamında, mağdurların kolayca şikâyette bulunabileceği ve destek alabileceği bir dijital uygulama geliştirilecek. Bu uygulama sayesinde kullanıcılar kanıt toplayabilecek ve hızlı şekilde yardım mekanizmalarına ulaşabilecek. Ayrıca, büyük çevrimiçi platformlarla entegrasyon sağlanması hedefleniyor.
Uzmanlar, siber zorbalıkla mücadelede bireylerin yalnız kalmaması gerektiğini, mağdurların güvenilir kişilerden destek almasının kritik önem taşıdığını vurguluyor.

