1. Haberler
  2. Genel
  3. Kemal Behçet Caymaz ile Safir Evreni, Yazarlık ve Hayal Gücü Üzerine Köşe Yazarı- Aygün SELVİTOPU

Kemal Behçet Caymaz ile Safir Evreni, Yazarlık ve Hayal Gücü Üzerine Köşe Yazarı- Aygün SELVİTOPU

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Prensin Hayalinden Kralın Zaferine”

Kemal Behçet Caymaz ile Safir Evreni, Yazarlık ve Hayal Gücü Üzerine

Fantastik edebiyat dünyasında kendi evrenini kuran, aynı zamanda çizimleriyle bu dünyayı görselleştiren Kemal Behçet Caymaz, Safir Serisi ile okurlarını büyüleyici bir yolculuğa davet ediyor. Kıbrıs’ın tarihinden, doğasından ve efsanelerinden beslenen bu güçlü anlatının arkasındaki isimle yazarlık serüvenini, ilham kaynaklarını ve geleceğe dair projelerini konuştuk.

Caymaz için yazarlık bir tercih değil, kaçınılmaz bir ihtiyaç. Resimle ifade edemediği duygular zamanla kelimelere dönüşmüş. Lise yıllarında zihninde kurduğu fantastik dünyaların kaybolup gitmesine izin vermemek istemesi, onu yazmaya iten ilk kırılma noktası olmuş. Özellikle Lefkoşa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi yıllarında hayal ettiği ve St. Hilarion Kalesi’nde geçen hikâyeler, bugün Safir evreninin temelini oluşturmuş.

Çocukluk yılları ise bu hayal dünyasının beslendiği en güçlü kaynaklardan biri. Karşıyaka’da, Girne dağlarına hâkim bir tepede geçen çocukluğu; zeytin ağaçları, doğa ve oyunlarla iç içe. Kardeşiyle birlikte kurdukları ağaç evi, onun için yalnızca bir oyun alanı değil, aynı zamanda kahramanlık hikâyelerinin yazıldığı ilk sahne olmuş. Kıbrıs’ın tarihi dokusu, kaleleri ve efsaneleri ise bu hayal gücünü derinleştiren unsurlar arasında yer alıyor.

Edebiyat yolculuğunda onu etkileyen isimler oldukça dikkat çekici. J.R.R. Tolkien’in epik anlatımı, J.K. Rowling’in büyülü dünyası, William Shakespeare’in şiirsel dili ve Dante Alighieri’nin sembolik anlatımı, onun yazım dilinin oluşmasında önemli rol oynamış. Bu etkiler, görsel düşünme yeteneğiyle birleşerek Caymaz’a özgü bir anlatım dili yaratmış.

Yazma süreci ise oldukça görsel bir temele dayanıyor. Ona göre yazmak, önce “görmekle” başlıyor. Sahne, ışık, karakterlerin duruşu ve hatta kostümler zihninde netleşmeden kaleme sarılmıyor. Disiplinli bir rutin yerine yoğunlaşma dönemleriyle çalışan yazar, bu süreçte adeta kurduğu dünyanın içinde yaşamaya başlıyor.

Eserlerinde öne çıkan temalar ise evrensel ama bir o kadar da derin: aşk, arkadaşlık, iyilik ve kötülük arasındaki kadim mücadele, kader ve irade, sadakat ve fedakârlık… Ancak tüm bu temaların merkezinde güçlü bir duygu var: umut. Caymaz’a göre en karanlık an bile bir kırılma noktasıdır ve her zaman ışığa açılan bir kapı vardır.

Karakterleri her ne kadar fantastik görünse de, aslında gerçek hayatın duygularını taşır. Yazar, çevresindeki insanlardan, gözlemlerinden ve ilişkilerinden beslenerek karakterlerini oluşturur. Ona göre bu karakterler, gerçek hayatta var olmuş insanların farklı evrenlerdeki yansımalarıdır ve Safir evreninde sonsuza kadar yaşamaya devam edeceklerdir.

Yazarlık sürecinin en zorlu yanı ise zihnindeki güçlü görselleri kelimelere aynı etkiyle aktarabilmek. Bu sürecin başlarında, özellikle etkilendiği yazarların üsluplarını taklit ederek ilerlediğini, zamanla ise kendi özgün dilini oluşturduğunu ifade ediyor.

Okuyucu geri bildirimleri onun için oldukça kıymetli. Bu geri dönüşler, kurduğu dünyanın karşı tarafta nasıl yankı bulduğunu gösteriyor. Ancak hikâyenin yönünü her zaman kendi iç sesi belirliyor. Hatta matbaaya gitmeye günler kala bile metin üzerinde değişiklik yapabildiğini söylüyor.

Eleştirilere yaklaşımı ise dengeli. Yapıcı eleştirileri gelişimin bir parçası olarak görürken, kötü niyetli yorumlara karşı da mesafeli. Safir’in Kıbrıs’ın ilk fantastik romanı olma misyonunu üstlenmesinin bazı tepkileri beraberinde getirdiğini, ancak hiçbirinin onu yolundan döndüremediğini vurguluyor.

Caymaz’a göre edebiyat, toplumu doğrudan değil ama derinden dönüştüren bir güç. Özellikle Safir: Müjdelenen Zaman ile gençlerin yeniden kitaplara yönelmesinin, bunun en somut örneklerinden biri olduğunu düşünüyor.

İlham kaynakları arasında doğa, tarih ve mitoloji önemli bir yer tutuyor. Kıbrıs’ın kültürel zenginliği, bazen bir çiçekte bazen bir efsanede yeni hikâyelerin kapısını aralıyor.

Safir evreninin sinema ya da diziye uyarlanması fikrine de sıcak bakıyor. Hatta bu yönde geçmişte projeler geliştirilmiş, senaryolar yazılmış. Ancak fantastik türün Türkiye’de henüz yeterince gelişmemiş olması, yapımcıların bu projeye temkinli yaklaşmasına neden olmuş. Yazar da bu konuda aynı hassasiyeti paylaşıyor: bu evrenin hakkıyla yansıtılması gerektiğine inanıyor.

Gelecek projeleri arasında Safir serisinin final kitabı olan “Çobanyıldızı Krallığı” bulunuyor. Yaz aylarında yayımlanması planlanan bu eser için Eylül ayında Lefkoşa Bedesten’de özel bir tanıtım gecesi düzenlenmesi hedefleniyor. Bunun yanında evreni genişleten yan hikâyeler üzerinde de çalışıyor ve plastik sanatlar alanındaki üretimini sürdürüyor.

Hayatını tek bir cümleyle özetlemesi istendiğinde ise verdiği cevap oldukça anlamlı:
“Prensin Hayalinden Kralın Zaferine.”

Çünkü bu hikâye, bir gencin hayaliyle başlayıp, sabır, inanç ve hayal gücüyle büyüyerek bir evrene dönüşmüş. Ve bugün, bu evren hâlâ genişlemeye devam ediyor.

Aygün SELVİTOPU

Kemal Behçet Caymaz ile Safir Evreni, Yazarlık ve Hayal Gücü Üzerine Köşe Yazarı- Aygün SELVİTOPU
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Memleket Kıbrıs ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

memAI ile Haber Hakkında Sohbet

memAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir